Ana Sayfa Makaleler
Makaleler
CANSIZ MADDELERİN HAYAT OLUŞTURABİLECEĞİ GERÇEĞİ PDF Yazdır ePosta
Şafak Mert tarafından yazıldı   
Perşembe, 28 Ağustos 2008 23:18

Canlıların Cansızlardan Oluşması

Canlıların karmaşık yapıları ve cansızlardan kolayca gözlenebilir farklılıkları, cansız maddenin canlı madde oluşturabilmesi gerçeğini anlamakta zorluk yaratır. Örneğin canlılar karmaşık yapıdaki organik moleküllerden cansızlar ise inorganik moleküllerden oluşurlar. Ancak bu sadece bir genellemedir. Çünkü canlıların yapısında önemli miktarlarda inorganik madde ve cansızların yapısında da önemli miktarda organik madde bulunur. İşin gerçeği bu oranlar çoğu zaman o kadar değişkendir ki, yukarıdaki genellemeyi yapmak bile kimi zaman zordur. Örneğin bir insanın vücudunun %80’den fazlasını, su ve mineraller halindeki inorganik maddeler oluşturur. Dahası organik ve inorganik maddeler şeklinde sınıflandırılan her iki grup madde de aslında periyodik tabloda gösterilen az sayıda elementten oluşur.


Yapıtaşları Her Yerde!

Canlıların yapısındaki maddelerin çok farklı olduğunun ve bu maddelerin cansız süreçler tarafından üretilemeyeceğinin düşünüldüğü dönemlerin üzerinden çok uzun yıllar geçti.

Son Güncelleme ( Perşembe, 28 Ağustos 2008 23:56 )
Devamını oku...
 
Yeni Bulunan İnsansı Fosili (Sahelanthropus tchadensis) İnsan Evrimine Ait Soyağacını Çökertti mi? PDF Yazdır ePosta
İsmail Kudret Sağlam tarafından yazıldı   
Cuma, 09 Mayıs 2008 22:36
Sahelanthropus Tchadensisİnsan evrimi ile ilgili bilgilerimiz yeni fosil kayıtların bulunması ve tanımlanması ile her geçen yıl hızla değişmektedir. 30 yıl öncesine kadar insanlar ile büyük kuyruksuz maymunların yaklaşık 16-20 milyon yıl önce ortak bir atadan ayrıldıkları kabul edilmekte  idi. Ayrı bir evrimsel dal oluşturan insan türlerinin, her biri bir önceki zamanda var olandan evrilen bir kaç türden oluştuğu kabul görmekte idi. Günümüzdeki durum ise çok farklıdır. Yeni fosil bulgular ve detaylı moleküler analizler insanlar ile şempanzelerin yaklaşık 7 milyon yıl önce ayrıldığını ve insan soyunun düz bir çizgiden çok ,aynı zaman diliminde yaşamış olan, birden çok türün  türün oluşturduğu çok dallı bir ağaca benzediğini ortaya koymuştur.
Son Güncelleme ( Çarşamba, 11 Haziran 2008 12:47 )
Devamını oku...
 
Kaktüslerin Evrimi PDF Yazdır ePosta
Kahraman İpekdal tarafından yazıldı   
Salı, 29 Nisan 2008 00:40
Opuntioideae
Kaktüslerin nasıl evrimleşmiş olabileceği üzerine düşünürken, akla ilk gelecek veri, çoğunlukla olduğu gibi fosil kayıt verisi olacaktır. Ancak söz konusu canlı grubu kaktüsler olunca, bu noktada bir sorunla karşı karşıya kalırız. Fosilleşme süreci floral materyalin üzerine mineral materyalin sedimentasyonunu, yani ortamda bolca su bulunmasını gerektirir. Kaktüslerin atalarının böyle sulak ortamlarda yaşamış olmalarını bekleyemeyiz. Kuvvetle muhtemel bu nedenle de elimizde kaktüslere dair fosil kayıt bulunmamaktadır. 1944’te, ABD’nin Utah Eyaleti’nde, Eosen yaşlı çökellerde Eopuntia ouglasii türüne ait olduğu düşünülen bir fosil bulunmuştur ama bu fosilin gerçekten bir kaktüse ait oldup olmadığı çok tartışılmışsa da herhangi bir fikir birliği sağlanamamıştır (ancak bunun bir kaktüs fosili olmadığını söyleyenlerin sayısının daha fazla olduğunu da belirtmeden geçmeyelim). Iowa Eyalet Üniversitesi’nden Prof. Robert S. Wallace bu tartışma ile iligli referanslar için Benson (1982)’deki 76-79. sayfaları önermektedir (bkz. Kaynakça). Günümüzde kaktüslerin geçmişi ile ilgili araştırmalar yapan bilimadamları daha ziyade morfoloji üzerinde çalışmakta ya da biyokimyasal, kromozomal veya DNA’ya ait verileri kullanmaktadırlar. Bu bilgiler kullanılarak kaktüs evrimi ile ilgili genel sonuçlara ulaşılabilmektedir.
Son Güncelleme ( Cuma, 09 Mayıs 2008 22:36 )
Devamını oku...
 
Yaşanabilir Bir Gezegen mi? PDF Yazdır ePosta
Beycan Mura tarafından yazıldı   
Salı, 29 Nisan 2008 00:14

Dünya 2007 Nisan ayı içerisinde İsviçre’nin Cenevre Gözlemevi’nden gelen bir haber bilim çevrelerinde olduğu kadar, bilim meraklıları arasında da gözle görülür bir heyecan yarattı. Heyecanın kaynağı, yakın zamana kadar adını yalnızca ilgili astronomların bildiği sıradan bir yıldızın etrafında dönen bir gezegenin fiziksel özellikleriydi. Bu özellikler, Gliese 581c adı verilen bu gezegenin dünyada bildiğimiz biçimiyle yaşam barındırmaya uygun olabileceğini gösteriyordu. Bu yazıda, dünya dışı yaşam araştırmalarının tarihine kısaca değiniliyor ve söz konusu araştırmalara yeni bir ivme kazandırması olası olan bu gezegenin bulunuş öyküsü ve fiziksel özellikleri dile getiriliyor.
Son Güncelleme ( Salı, 20 Mayıs 2008 22:44 )
Devamını oku...
 
Galileo PDF Yazdır ePosta
Mehmet Cem Kamözüt tarafından yazıldı   
Pazartesi, 28 Nisan 2008 23:50

Biraz eğitim görmüş hemen herkes günümüzden dört yüz yıl önce yaşamış İtalyan bilimci Galileo Galilei’nin düşünceleri yüzünden başını Engizisyon ile derde soktuğunu bilir. Ama bu öykünün genellikle bilinmeyen, ya da yanlış bilinen çok yönü vardır. Bu Yazıda Galileo’nun yaşantısını, düşüncelerini, onu Engizisyonun karşısına sürükleyen gelişmeleri ve sonuçlarını bulacaksınız.

Galileo Galilei (1564 – 1642)

Vincenzio Galilei ile kendinden yirmi yaş küçük eşi Giulia’nın ilk çocukları 15 şubat 1564’de Pisa’da doğdu. Geleneklerine uygun olarak ilk oğullarına aile adlarının tekil biçimi olan Galileo adını verdiler. Yetenekli bir müzisyen olan babasından lut çalmayı ve müzik kuramını hızla öğrenen Galileo’nun sıradışı yeteneği hemen fark edildi. Tüm hayatı yoksulluk içinde geçen Vincenzio, daha iyi bir gelir umuduyla ailesini Floransa’ya taşıdığında Galileo on yaşındaydı.

Son Güncelleme ( Cuma, 09 Mayıs 2008 20:24 )
Devamını oku...