Ana Sayfa Makaleler
Makaleler
Fotosentezin Evrimi PDF Yazdır ePosta
Kahraman İpekdal tarafından yazıldı   
Perşembe, 09 Nisan 2009 16:32

Fotosentez kimyasal bağların oluşumunu sağlamak için güneş enerjisinin kullanıldığı biyolojik bir yoldur. Fotosentez, özellikle de oksijenik (oksijen üreten) fotosentez Dünya’yı önemli ölçüde değiştirmiştir. Fotosentez ile oluşan oksijen canlılar tarafından solunumda kullanılmakla kalmaz, aynı zamanda Dünya’yı morötesi ışınlardan koruyan ozon tabakasının oluşmasını da sağlar. Fotosentezin, gelişmiş yaşam formlarının ortaya çıkmasına olanak verdiği için Dünya’nın en önemli biyokimyasal yolu olduğu söylenebilir.
Peki bu kadar önemli ve karmaşık bir yol nasıl ortaya çıkmıştır? Bu soru uzun süre aydınlatılamamıştır, çünkü fotosentez ile ilgili gen bölgelerinin bulunması zaman almıştır. Son yıllarda fotosentezin evrimi konusunda moleküler düzeyde pek çok çalışma yapılmış ve önemli bir bilgi birikimi oluşmuştur. Çalışmalar hızla devam etmekte ve yeni sonuçlar heyecanla beklenmektedir. Şimdiye kadar elde edilen sonuçlar fotosentezin evrimi ile ilgili olarak bize şunları söylemektedir:
Son Güncelleme ( Cumartesi, 09 Mayıs 2009 10:47 )
Devamını oku...
 
Genom Çalışmaları ve Evrim Kuramı PDF Yazdır ePosta
Doç. Dr. Ergi Deniz Özsoy tarafından yazıldı   
Perşembe, 09 Nisan 2009 16:30

Genom projelerinin evrim kuramının geçerliğini bir kez daha-ayrıntılı olarak-gözler önüne serdiği ve evrimleşmenin dışında, canlı varlığı ve çeşitliliğini açıklayan başka herhangi bir yaklaşımı mutlak biçimde dışlayan bir olgusal kesinlik sağladığı iyi bilinir. Görece daha az sayıda genle yapılan karşılaştırmalar ile yaşam ağacının çıkarılması-örneğin mitokondride yer alan sitokrom-C enziminin amino asit yada nükleotid dizileri farkının anatomi ve morfoloji açısından birbirine değişik akrabalık düzeyleri sergileyen canlılarda, moleküler yakınlık ölçüsü olarak kullanılması- genom dizileri öncesi evrimsel biyolojinin yaygın bir pratiğidir. 2000’li yılların başından itibaren, insan ve genetiğin gözde model canlısı Drosophila dahil, yüzlerce türün genom dizisi çıkarılmıştır ve dizi sonuçlarının ortaya koyduğu biyolojik bilgi zenginliği yeni türlerin dizi analizlerini teşvik ettiğinden, teknik açıdan genom dizilerini kolay çıkarılmasını sağlayan hızlı yöntemler sürekli geliştirilip kullanılmaktadır. Genom dizilerinin evrimsel yaşam ağacı açısından gösterdiği en tipik özellik, onlarca ya da yüzlerce gen yerine, binlerce gen ve genetik elementin kullanılmasıyla daha geniş perspektiften, genom evrimlerinin doğal seçilimsel ve rastlantısal izlerini takip ederek ağacın daha hassas ve ayrıntılı biçimde ortaya konmasıdır. Aralarında morfoloji, anatomi ve fizyoloji kısaca biyolojik yapı ve süreçler açısından görünür benzerlik taşımayan canlılar arasında, genom dizilerinin çıkarılmasıyla keskin benzerlik olduğunun keşfedilmesi genom düzeyinde evrimsel ilişkileri algılamanın rutin yollarından biri haline gelmiştir.

Son Güncelleme ( Cumartesi, 09 Mayıs 2009 10:47 )
Devamını oku...
 
Alglerin Sudan Karaya Geçişi PDF Yazdır ePosta
Dilara Tunca tarafından yazıldı   
Perşembe, 09 Nisan 2009 16:28
20 yıl öncesine kadar algler üzerine çalışan bilim adamları bu çalışmalarını ultrasütrüktürel yapılar üzerinden gerçekleştirebiliyorken, günümüzde “moleküller çağı” yaşanmaktadır. Böylelikle çok sayıda evrimsel aşama ve geçiş moleküler verilerin ışığında gözden geçirilmiş ve yeniden düzenlenebilmiştir.
Yeşil algler ve karasal bitkiler arasındaki bağlantı biyologlar için evrimsel filogeninin henüz ortaya çıkmadığı zamanlardan, yüzyıllar öncesinden beri bilinmektedir. 1950 yılından itibaren Chlorophyta (bir yeşil alg kladı) ve karasal bitkilerin monofiletik bir grup olduğu yani ortak kökenden türedikleri bilinmektedir. Günümüzde ise fosil verileri ve morfolojik verilerle birlikte, ribozomal DNA küçük alt birimi (18S rDNA) ve organel genomlarıyla yapılmış olan moleküler çalışmalarla elde edilen veriler kullanılmaktadır. Bu veriler, tüm alglerin (sucul ve karasal) ve sucul yeşil alglerden köken almış olan karasal bitkilerin evrimsel bağlantılarını gösteren kladogramlarla* ortaya konmuştur.
Son Güncelleme ( Cumartesi, 09 Mayıs 2009 10:48 )
Devamını oku...
 
Cansız Maddelerin Hayat Oluşturabileceği Gerçeği PDF Yazdır ePosta
Şafak Mert tarafından yazıldı   
Perşembe, 28 Ağustos 2008 23:18

Canlıların Cansızlardan Oluşması

Canlıların karmaşık yapıları ve cansızlardan kolayca gözlenebilir farklılıkları, cansız maddenin canlı madde oluşturabilmesi gerçeğini anlamakta zorluk yaratır. Örneğin canlılar karmaşık yapıdaki organik moleküllerden cansızlar ise inorganik moleküllerden oluşurlar. Ancak bu sadece bir genellemedir. Çünkü canlıların yapısında önemli miktarlarda inorganik madde ve cansızların yapısında da önemli miktarda organik madde bulunur. İşin gerçeği bu oranlar çoğu zaman o kadar değişkendir ki, yukarıdaki genellemeyi yapmak bile kimi zaman zordur. Örneğin bir insanın vücudunun %80’den fazlasını, su ve mineraller halindeki inorganik maddeler oluşturur. Dahası organik ve inorganik maddeler şeklinde sınıflandırılan her iki grup madde de aslında periyodik tabloda gösterilen az sayıda elementten oluşur.


Yapıtaşları Her Yerde!

Canlıların yapısındaki maddelerin çok farklı olduğunun ve bu maddelerin cansız süreçler tarafından üretilemeyeceğinin düşünüldüğü dönemlerin üzerinden çok uzun yıllar geçti.

Son Güncelleme ( Pazar, 05 Nisan 2009 23:40 )
Devamını oku...
 
Yeni Bulunan İnsansı Fosili (Sahelanthropus tchadensis) İnsan Evrimine Ait Soyağacını Çökertti mi? PDF Yazdır ePosta
İsmail Kudret Sağlam tarafından yazıldı   
Cuma, 09 Mayıs 2008 22:36
Sahelanthropus Tchadensisİnsan evrimi ile ilgili bilgilerimiz yeni fosil kayıtların bulunması ve tanımlanması ile her geçen yıl hızla değişmektedir. 30 yıl öncesine kadar insanlar ile büyük kuyruksuz maymunların yaklaşık 16-20 milyon yıl önce ortak bir atadan ayrıldıkları kabul edilmekte  idi. Ayrı bir evrimsel dal oluşturan insan türlerinin, her biri bir önceki zamanda var olandan evrilen bir kaç türden oluştuğu kabul görmekte idi. Günümüzdeki durum ise çok farklıdır. Yeni fosil bulgular ve detaylı moleküler analizler insanlar ile şempanzelerin yaklaşık 7 milyon yıl önce ayrıldığını ve insan soyunun düz bir çizgiden çok ,aynı zaman diliminde yaşamış olan, birden çok türün  türün oluşturduğu çok dallı bir ağaca benzediğini ortaya koymuştur.
Son Güncelleme ( Pazar, 05 Nisan 2009 22:10 )
Devamını oku...
 
«BaşlatÖnceki12SonrakiSon»

Sayfa 1 > 2